Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan 2013 yılı Faaliyet Raporu’nda yer alan bilgilere göre 2013 yılında tahsil edilen toplam damga vergisi tutarı yaklaşık 9,5 milyar TL’ye eşittir. Bu tutar beyan esasına göre tahsil edilen gelir vergisinin(kesinti yolu ile tahsil edilen gelir vergisi hariç) neredeyse 3 katı, toplam tahsil edilen kurumlar vergisi tutarının ise yaklaşık üçte birine eşittir. Dolayısıyla damga vergisi kamu gelirleri içinde azımsanmayacak bir öneme sahiptir. Damga vergisinin konusunun kağıtlar olması nedeniyle uygulama alanı çok geniştir. Belli bir parayı ihtiva eden sözleşmeler 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli 1 sayılı listeye göre damga vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Ancak sözleşmelerin düzenlendikten ve damga vergisi ödendikten sonra söz konusu sözleşmelerin taraflarında değişikliklerin oluşması nadir rastlanan bir durum değildir. Böylesi durumların damga vergisi açısından ne gibi sonuçlara yol açacağı bu makalenin konusunu oluşturmaktadır.
According to the “2013 Annual Report” published by Revenue Administration; the total amount of stamp duty collected by the Revenue Administration is equal to around 9,5 billion Turkish Liras. This amount is three times more than the revenue gained from income tax collected via tax return and almost equal to one third of the total amount of corporate tax collected in 2013. Thus, stamp duty has significant importance as public revenue. Because of stump duty is about papers such as agreements, its application field is relatively wider. The agreements concluded “in writing” and “signed” by the parties are included in the subject matter of the Stamp Tax, according to the list attached to the Stamp Duty Act. However, parties of an agreement can be changed after they are signed and its stamp duty is paid. What are the consequences of such situations, in terms of stamp duty, is the subject of this article.