1980’li yıllardan sonra dünya ekonomisinin globalleşmesi, bir çok kapalı ekonominin açık hale gelmesini ve serbest ekonomiye geçişi, para sistemlerinin konvertbl (dönüştürülebilir) hale gelmesini sağlamış, iletişim teknolojisinin hızla geli.imi ile fonların ülkeler, hatta kıtalararası akışı hızlanmış, bütün bunların sonucunda dünya ticaretini; üretiminin üzerine çıkarmış, uluslar arası piyasaların gelişmesi bireyler ve kurumlara fonlarını sınırsız olarak veya çok az bir sınırlama ile en yüksek getiriyi alabilecekleri yerlerde değerlendirmelerine olanak tanımıştır. Günümüzde şirketlerin strateji ve politikalarını etkileyen temel unsur olan globalleşme süreci, sermaye ve teknoloji transferi ile mal, hizmet ve işgücü hareketleri gibi birçok boyutu da içeren bir olgu niteliğindedir. Bunun yanında, Gümrük engellerinin düşürülmesi, bölgesel serbest değişim anlaşmalarının yapılması, döviz kontrollerinin ortadan kaldırılması, yabancı banka kurulmasının serbestleştirilmesi, yabancı doğrudan yatırımlarının teşvik edilmesi ve mali işlemlerin küresel bir boyut kazanması sonucu uluslararası boyutta ticari ve mali işlemler giderek önemli düzeylere ulaşmıştır. Globalleşme ve finans piyasalarının liberalizasyonu, dünya ekonomisi üzerinde birçok olumlu etki yaratmasına rağmen, bu süreç bazı maliyetleri ve olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Sermaye hareketleri üzerindeki sınırlamaların ve kontrollerin kaldırılması ve piyasaların deregülasyonu, uluslar arası bir nitelik taşıyan karaparayı aklamayı da kolayla.tırmıştır. Bunun yanında karapara aklamayla mücadele eden kurumların içini ise bir hayli zorlaştırmıştır. Diğer taraftan globalleşme hareketleri kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınmasını da olumsuz yönde etkilemiştir.