Damga vergisi, öteden bu yana uygulanan ve günümüzde 488 sayılı Kanun ile düzenlenen, geleneksel olarak hukuki işlem doğuran kağıtları konu alan bir mali yükümlülüktür. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte, idari bir bildirim niteliğindeki e-beyannamelerin bu vergiye tabi tutulması, dijital dönüşümün gereği olmakla birlikte vergi hukukunun anayasal ilkelerine de uymamaktadır. Bu bağlamda çalışmamızda damga vergisinin e-beyannameler üzerinden aranılmasının gerekip gerekmediği hukuki ve mali sonuçları yönünden incelenmektedir. E-beyannamelerin gönderiminde kullanılan kullanıcı kodu, parola ve şifrenin 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nca düzenlenen “güvenli elektronik imza” niteliğini haiz olmamasına ve 60 Seri No’lu Damga Vergisi Genel Tebliği’nde dahi elektronik ortamda oluşturulan belgelerde vergiyi doğuran olayın ancak “güvenli elektronik imza” kullanılması hâlinde meydana geleceği açıkça belirtilmesine karşın idare; uygulamada aynı kanun maddesi ve tebliğin ruhuna aykırı şekilde kullanıcı kodu, parola ve şifre sistemini e-imza yerine ikame etmekte ve bu yolla e-beyannamelerden damga vergisi tahakkuk ettirmekte ve tahsil etmektedir. Dolayısıyla e-beyannameler üzerinden alınan damga vergisinin verginin yasallığı ilkesini ihlal ettiği, vergi hukukunda yer alan kıyas yasağı ilkesine aykırı olarak ve lafız açık olduğu halde lafzın hilafına ve kanunun ruhuna uygun olmayacak şekilde e-beyannamelerden haksız damga vergisinin arandığı değerlendirilmiş olup literatürdeki hakim görüş paralelinde damga vergisinin vergi adaleti ve vergi tekniği bakımından ciddi olumsuzluklar içermesi sebebiyle tamamen kaldırılması ya da köklü bir reforma tabi tutulması gerektiği anlaşılmaktadır. Çalışmamızın ulaştığı temel sonuç ise, e-beyannameler üzerinden damga vergisi istenmesinin hukuken mümkün olmadığı ve hâlihazırda bu şekilde tahakkuk ettirilen vergilerin yasal dayanaktan yoksun bulunduğu yönündedir.
Stamp duty is a financial obligation that has been applied for a long time and is currently regulated by Law No. 488, traditionally concerning documents that give rise to legal transactions. With the acceleration of digitalization, subjecting e-declarations, which are administrative notifications, to this tax, while a necessity of digital transformation, also contradicts the constitutional principles of tax law. In this context, our study examines whether stamp duty should be levied on e-declarations in terms of its legal and financial consequences. Despite the fact that the user code, password, and encryption key used in the submission of e-declarations do not qualify as "secure electronic signatures" as regulated by Law No. 5070 on Electronic Signatures, and despite the fact that General Communiqué No. 60 on Stamp Duty clearly states that the taxable event in electronically created documents can only occur with the use of a "secure electronic signature," the administration, in practice, substitutes the user code, password, and encryption key system for e-signatures, contrary to the spirit of the same law and communiqué, and thus levies and collects stamp duty on e-declarations. Therefore, it has been assessed that the stamp duty levied on e-declarations violates the principle of legality of taxation, is contrary to the principle of prohibition of analogy in tax law, and is unfairly demanded from e-declarations in a manner that is contrary to the wording and the spirit of the law, despite the wording being clear. In line with the prevailing view in the literature, it is understood that stamp duty should be completely abolished or subjected to a fundamental reform due to its serious negative implications in terms of tax justice and tax technique. The main conclusion reached by our study is that it is not legally possible to demand stamp duty on e-declarations and that the taxes currently assessed in this way lack a legal basis.