Türkiye’nin Avrupa Birliği Uyum Sürecine girmesinde Özel Tüketim Vergisinin özel bir önemi bulunmaktadır. IMF’ye verilen taahhüt çerçevesinde Özel Tüketim Vergisinin (ÖTV) yasalaşması ve 1 Temmuz 2002’den itibaren de uygulamaya geçmesi beklenmektedir.(1) Özellikle 6.3.1995 tarih ve 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı çerçevesinde 1.1.1996 tarihinden itibaren Avrupa Birliği’ne üye ülkeler ile Gümrük Birliği gerçekleştirilmiştir. Bu durum, Özel Tüketim Vergisinin ülkemizde uygulamaya konulma sürecini hızlandırmıştır. Avrupa Birliği’nin ortak vergi düzenlemelerinden birisi Katma Değer Vergisi diğeri de Özel Tüketim Vergisidir. 0-11 Aralık 1999 tarihlerinde gerçekleştirilen Helsinki Zirvesinde Türkiye’nin tam üyelik adaylığının tescil edilmesiyle, Türkiye Avrupa Birliğine yakınlaşma yolunda ekonomik, siyasi, hukuki ve sosyal alanda çeşitli stan dart ve uygulamaları başlatmıştır. Özel Tüketim Vergisine geçiş de Avrupa Birliğine uyum çabalarından bir tanesidir. Ülkemizde dolaylı vergiler düzeyinde en önemli düzenleme Katma Değer Vergisinden sonra Özel Tüketim Vergisine geçilmesiyle gerçekleşecektir. Özel Tüketim Vergisine geçilmekle sadece Avrupa Birliği’ne uyum konusunda çalışmalar sürdürülmekle kalmayıp, ekonomik hayatın gerektirdiği vergi yapısına da kavuşulmuş olunacaktır. Vergi sisteminde, dolaylı vergiler alanındaki karmaşık yapıyı basitleştirmeyi amaçlayan Özel Tüketim Vergisi, vergi, harç ve fon payı adıaltındaki toplam 14 kalem vergi yükümlülüğünü tek kaleme indirecektir. Vergiler ekonomik ve sosyal yaşamın başlıca belirleyicilerinden olup, gayri safi yurt içi hasılanın büyük bir kısmını oluşturan mali politika araçlarından en önemlisidir.