TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

1980 YILI SONRASI TÜRKİYE’DE MALİ TEVZİN VE YEREL YÖNETİMLERİN MALİ ÖZERKLİKLERİNİN YEREL VERGİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Haziran 2022 Sayı 405

ÖZET

Mali tevzin, kamu tüzel kişileri arasında yerine getirilmesi gereken hizmetler ile bu hizmetlerin yerine getirilirken ortaya çıkardığı giderlerle, gerçekleştirilen hizmetler sonucunda ortaya çıkan gelirlerin paylaşımını ifade etmektedir. Başka bir ifadeyle idareler arasındaki gelir ve gider bölüşümünü ifade eden bu husus, merkezi idare ile yerel idare arasındaki ilişkilerin temeli sayılmaktadır. Yerel yönetimlerin merkezi idare karşısındaki bağımlılıklarının ya da özgürlük alanlarının tespitinde bakılması gereken temel alanlardan birini oluşturmaktadır. Bir ülkede yerel yönetimlerin güçlü olup olmadığı, idareler arasındaki görev ve buna bağlı olarak gelir bölüşümünden kolayca anlaşılabilmektedir. Yerel yönetimlerin özerk sayılabilmeleri için gerekli olan şartlardan biri, mali özerklik sahibi olmalarıdır. Yani bağımsız gelir kaynaklarına sahip olma ve kendi öz gelirlerini yaratabilme imkanına sahip olmaları. Daha çok merkezi idareden aktarılan paylarla değil de; konusunu, matrahını, oranını belirleyebildiği vergilerle sağlayabilme imkanına sahip olmalarıdır. Türkiye gibi merkeziyetçiliğin baskın olduğu ülkelerde bu durum sekteye uğramaktadır. Zaman zaman bu yönde adımlar atılmaya çalışılsa da merkeziyetçi geleneğin ağır basmasıyla, yerel yönetimlerin artırılmaya çalışan görevleri zaman içerisinde tekrar geri alınmaya, gelir açısından merkezi idareye bağımlılıklarının devam ettirilmesine neden olmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Mali tevzin, yerel yönetimler, mali özerklik, yerel vergileme, mali desantrilizasyon

Jel Sınıflandırması: H70

ASSESSMENT OF FISCAL EQUALIZATION AND LOCAL GOVERNMENTS FISCAL AUTONOMIES IN TERMS OF LOCAL TAXES IN TURKEY AFTER THE YEAR 1980

ABSTRACT

Fiscal equalization refers that the services that need to be performed between public legal entities and the expenses generated while performing these services are shared with revenues resulting from the services performed. In other words, this issue, which expresses the distribution of income and expenditure between administrations, is considered as the basis of the relations between the central administration and the local administration. It constitutes one of the basic areas that should be taken into considered determining the dependencies or freedom areas of local governments against the central government. Whether or not local governments are strong in a country can be easily understood from the duty between administrations and the distribution of income accordingly. One of the conditions required for local governments to be considered autonomous is their fiscal autonomy. In other words, the situation that they have independent sources of income and facility to create their own income. Rather than the shares transferred from the central administration; to have the opportunity to provide with taxes that their subject, base and rate can be determined by local governments. This situation is being interrupted in countries such as turkey where the centralism is dominant. Even though advances are made in this regard from time to time, with the predominance of the centralist tradition, the tasks of local governments trying to be increased are being taken back over time and this leads to the continuation of their dependence on the central government in terms of income.

Keywords: Fiscal equalization, local governments, fiscal autonomy, local taxation, fiscal decentralization

Jel Classification: H70

Devamını okumak ve yorum yapmak için giriş yapmalısınız!