TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

26.4.2013

Varlık Barışı: Peki Küs Müyüz?

Barış kelimesi sizi rahatsız eder mi? Yanıt hayır olmalı. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Yurtta sulh, Dünyada sulh” seslenişinde de özetlendiği üzere insanoğlunun temel uğraşı olmalıdır barış. Yaşam sürdürülürken zaman zaman çatışma kaçınılmaz olmakla birlikte insanların kendilerini en iyi hissettikleri zaman olasılıkla çatışmadan uzak kalabildikleri zamandır. Her ne kadar çatışma ya da gerginlik hislerinin üretime katkısı konuşulabilir ise de, yıkıcı, öldürücü, yok edici ya da başkalarının mutsuzluğu pahasına üretime katkı veren çatışmaya olumlu bakmak çok da yeğ olmamalıdır.

Ülkemizde barış kelimesi rastlantısal (belli/standart zaman aralığı olmaksızın) aralıklarla vergi alanında da kullanılmaktadır. Vergi Barışı, Varlık Barışı betimlemeleri ile hazırlanan hukuklar yoluyla, hukukun belirlediği koşullara uygun durumdaki mükelleflerimiz bir kısım vergisel yükümlülükleri normal hukuka nazaran avantajlı olarak yerine getirebilmekte; daha önce bildirmedikleri parasal değerleri yine daha düşük vergisel yükümlülükler çerçevesinde bildirmek yoluyla da herhangi bir kaynak sorgulamasına muhatap kalmama olanağı elde etmektedirler. Betimlemeye çalıştığımız ilkeler nedeniyle de bu tür düzenlemeler “barış” kelimesi ile bütünleştirilerek sunulmaktadır. Sunum son derece yerindedir. Çünkü düzenlemeler kronolojik olarak incelendiğinde birçok hükmün devletin toplum adına egemenlik hakkını da temsil eden, vergi incelemesi yapma, cebri yollarla alacağını tahsil etme, faiz ve gecikme zammı uygulama, başka hukuksal düzenlemeler çerçevesinde (suç gelirlerine ilişkin şüpheli işlem tetkiki gibi) araştırma yapma gibi uygulamalardan “vazgeçme”sini ya da ertelemesini gerektirdiği görülür.

Kanaatimizce mali alanda “barış” betimlemeli düzenlemelerin özünde servet beyanı,  nereden buldun niteliğinde uygulamaların olmaması vardır. Türkiye’de “nereden buldun?” sorusunu sormakla sormamak arasında çok tereddüt geçirilmektedir. Soruyu henüz sorabilmiş değiliz. Sorma olasılığımız var mıdır? Kanımızca HAYIR. Çünkü bu soruyu sorma niyetimiz olsa vergisel yükümlülükler alanında “barış” betimlemeli düzenlemeler gündemimizde olmaz. Meşru olmayan yollarla zenginleşenler servet unsurlarını gizlemek ya da kaçırmak durumunda olduklarından devlet ile “hasım” olurlar, ilelebet.. Egemen bir devlet için de “hasım” olmalıdır bu şekilde davranan kişiler..Servet beyanı uygulamasının olduğu yıllarda hükümetlerin muhatap oldukları tepki ve yasama organında yapılan tartışmalar artık tarihin sayfalarında anılır durumdadır.

Gündemde bir varlık barışı düzenlemesi olduğu bilinmektedir. Peki KÜS MÜYÜZ? Yine ne oldu da devletimiz vatandaşlarının gönlünü almak durumunda kaldı? Bu sorunun bir yanıtı olduğunu sanmıyoruz. Küs denemez durumumuza. Bilindiği kadarıyla beklenen barış düzenlemesi yurt dışında tasarrufları olan vatandaşlarımızın ya da dar/tam mükellef kişilerin bu tasarrufları ülkemize intikal ettirmelerine yöneliktir. Peki, o vatandaşlarımız ya da dar/tam mükellef konumundaki kişiler devletimize “küstükleri” için mi tasarruflarını ülkemiz dışında tutmaktadırlar? Yanıtı onlardadır bu sorunun. Bizim bu aşamada yine yeniden naçiz sözümüz şudur: Egemenlik haklarından zaman zaman feragat ya da bu hakların kullanımını ertelemek yoluyla vergisel yükümlülükler ve hatta suç gelirleri hukukuna değin etki yaratan barış çubuğunun, artık ilgili vatandaşlarımız ya da kişilerce uzatılmasını da diliyoruz. Malum “her şeyi devletten beklememek lazım”.

İyi bir hafta sonu dileğiyle..

YORUMLAR

  • Yurt dışındaki varlıkla barışalım derken yurtiçindeki varlıkla küsmeyelim

    Ziyaretçi

  • Varlıklarla barışmak türkiye için neler getirecektir..Bütçe,kayıtdışı ihracat ve dış ticaret açığı azalır.Şirketlerin sermayeleri artar,dış borçlar azalır.Bugüne kadar alınan ekonomik tedbirlerde geri adım atılmadı.Varlıklarla barışmak hedefini tutturursa türkiye vergi cennetleri ve yutdışındaki paralar konusunda yıllardır istediği sonuca ulaşmış olacaktır.Şunu da unutmamak lazım varlık barışı veya vergi affı gibi yasal düzenlemelere ihtiyaç duymayan,böyle bir beklenti içinde olmayan çok geniş bir kesim var.Bu düzenlemelerin dürüst tavırlara sahip vatandaş ve mükelleflerin bu davranıştan vazgeçmelerini teşvik eden bir yönü olmasına karşın unutmamak gerekir ki,herkes kendisi için iyi insan olur yoksa başkaları şunu veya bunu yapsın söylesin diye değil.

    Ziyaretçi

  • Teşekkür.

    Ziyaretçi

  • barışıyoruz borcumuzu ödüyoruz yasadan yararlanıyoruz ama barış çıkaran devlet parasını alıyor ve yine aynı devletin başka kurumu vergi kaçakçılığı suçlamasıyla hapis cezası veriyor bu nasıl bir barışma.......

    Ziyaretçi

  • Varlık barışı kadar vergi barışına da gereksinim vardır.Yapılması gereken daha uygun şartlarda sıfır faizli,uzun vadeli bir vergi barışıdır.

    Ziyaretçi

  • Varlık barışının Türkiye ekonomisine,Türk şirketlerine,bankacılık sistemine sağlayacağı katkı çok önemlidir.Uygulama ekonomi için ciddi bir kaynaktır.

    Ziyaretçi

  • Hep afflara karşı çıkardım. Ama büyük konuştum muhasebecinin hatasıyla büyük bir ceza aldım . Hiç bir şekilde altından kalkamayacağımız rakamlara ulaştı . Tek umudumuz af , eğer yurtdışındaki para getiren zenginler kadar değerimiz varsa yurtiçine de bir barış ve af getirilmeli..

    Ziyaretçi

  • muhasebecimin hatasından dolayı çok büyük bir vergi yüküyle karşı karşıyayım 20 yıllık esnaflık hayatım bitmiş durum da aile hayatım bitti devlet büyükleri dışarı ya çıkacak varlık barışını ve vergi affını içeriyede çıkarırlar işallah

    Ziyaretçi

  • ismail eline sağlık.

    Ziyaretçi

  • zengine çıkarılan af dan vergi cezaları ve faizleriyle boğuşan esnaf ve sanayici de faydalansın bizim suçumuz dışarda paramızın olmaması veya zengin olmamamız mı?

    Ziyaretçi

  • İroni

    Ziyaretçi

Daha Fazla