TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

4.7.2018

ÖNCE İNSAN, SONRA VERGİ

(Eylül ve Leyla’ya) 

 

“Kan dondurucu”, “Dehşet”, “Vahşet”, “Vicdansızlar!”….

Kelimeler, öfkeyi durduramadığınızda çoğalırlar. Cümleler, içiniz rahatlayamadığında uzar.

Uyandığınızda bir insan, güne başladığınızda başka bir insan, gün biterken başka ve uyumaya giderken başka bir insansınızdır. Her yeni gün ve gece, tekrarı olmayan, tükenen, geride kalandır.

İnsan eskir günden güne..Yaşlanmaktır daha çok kullandığımız. Oysa insan da eskimektedir. Bir eşyayı yenilemek mümkündür de insanı yenilemek o denli mümkün değildir. Onarılması, korunması en zor olandır insan. Çok değerlidir ve üzerine titrenmesi yegane olandır.

Yaşamın günden güne artan hızı, insanın eskimesini de hızlandırır. Telafisi zorlaşan yıpranmalar yaşar insan. Nüfus, teknolojinin nimetlerinin yanı sıra yarattığı kirlilik, gelişme ve büyümenin çevresel maliyetleri, doğal kaynakların paylaşımında oluşan rekabet ve bunlara eklenebilecek bir çok nedenle insan ilk çağlara nazaran daha hızlı yıpranmakta, bir kısım sistemler karşısında da maalesef değersizleşmektedir.

İnsan kendine atfedilecek değerden sorumludur. İnsanın insana yaptığını tabiat insana yapmamaktadır. Tabiatın dengesine müdahale eden de insandır. Tabiat bu müdahaleye yanıt verir çoğunlukla..

İnsan, bebektir, çocuktur, yetişkindir, ölümlüdür. Doğumu ile mucizeye konu olduğu kadar, ölümünde de çaresizliğe muhataptır çoğunlukla.. Kontrolünde olmadığı halde kontrolünde olduğunu düşündüğü bir çok şeyle ilgilidir önemli çabaları ve hırsları.. Oysa kontrol edebildikleri edemediklerinden hep azdır.

Biz maliyeciler, vergiden sorumluyuz. Aslında sorumluluğumuz insandır bir çok mesleğin sorumluluğunda olduğu, olması gerektiği gibi. İnsanı tanımak, anlamak, hemhal olmaktır özü her işin, her mesleğin. İnsan odaklı olmayan bir meslek ya da iş gerçekte yoktur. Herşey insana amadedir.

İki kız çocuğumuzun ölümünü müşahade ettik kısa aralıklarla..Üzülmek bir basit duygu durumu..Tabii ki büyük bir çaba sarfetmeden üzüldük. Üzülmek ne de kolay yapabilinenlerdendir aslında.. “Çok üzgünüm….” demek ne de vicdanidir. Çok önemlidir muhakkak..Acının tam da orta yerinde durana bir teselli, bir destek durumudur. Değerlidir kuşkusuz. Yeterli olmadığı ise yine kuşkudan uzaktır.

İnsanı yaşatmaya dair çaba kutsaldır. Ölüm bilinendir; ancak sürekli beklenesi değildir. Yaşamı üretken kılmanın sihri ölümü bilmekle birlikte bir korku nedeni yapmamaktır. Ancak tümcelerle betimlendiği değin soğuk kanlı ve kabullenici olamaz insan ölüm karşısında. Hele ardışık yaşanan ve nedenleriyle ürküten çocuk istismarlarıyla birleşmiş cani eylemlerine bağlı ölümlerin yarattığı dayanılmaz çöküntü, yalnızca ailelerin gönüllerinde, yüreklerinde, vücut bütünlüklerinde duyumsanan değil toplumun ve evrenin her yerinde yankılanası bir dayanılmazlıktır.

Bugün bu vesileyle çocuklarımız için duralım. Vergiyi düşünmeyi erteleyelim. Susalım ve ailelerin acılarına katılalım. İnsan yoksa vergi de yoktur ki…

Rahmet ve sabır dileklerimizle…