TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

24.7.2012

Muhasebede Denetimin Bağım+sızı Bağım+lısı Olur mu?

 

Denetimin bilinen betimlemelerle “olmazsa olmaz” özelliği, her türlü yönetimsel etkiden uzak olmasıdır. Bu çerçevede bağımsız denetim kavramı, bağımlı denetime dair çağrışım yaptıran bir kavramdır. Bağımlı denetim olmasa bağımsız denetim türemezdi diye düşünüyor insan.

Muhasebe yönünden denetimin bağımlı ve bağımsız ayrımını tartışmadan önce, “ne olduğu”nu betimlemek gerekir. Denetim, bir süreçtir. Muhasebe açısından denetim, bir bilgi sistemi anlayışıyla verileri toplayıp kayıtlar yoluyla çıktıya dönüştüren muhasebe sisteminin, gerek verileri sınıflandırması ve kayıtlaması, gerekse sonuçlarını raporlaması(finansal tablolar, açıklamalar ve benzerleri)  işlemlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Denetimin Sanayi Devrimi ile ölçümlenen bir gelişim-değişim süreci vardır. Bu değerlendirmeye göre muhasebede denetim Sanayi Devrimi’ne değin tüm kayıtların ve belgelerin denetlenmesi niteliğinde iken, Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan işletme çeşitliliği ve ölçeklerdeki büyümeler sonucunda “örnekleme yolu”yla denetimi gerekli kılmıştır. Denetim, belki de hemen her işlemin ve belgenin uzun zamana yayılarak incelenmesindeki güçlük nedeniyle, uzmanlaşmayı da gerektirmiştir. Bu nedenledir ki, denetimden beklenen işleve göre denetim türleri geliştirilmiş, böylelikle farklı denetim türlerinin birbirine hizmet vererek herhangi birinin eksik kalabileceği konuların saf dışı edilmesi de sağlanmıştır.

Denetimin, yazımızın başlığında yer verdiğimiz ayırımlarından birisi bağımsız denetim ve bağımlı denetimdir. Gerçekte bağımlı denetim kavramını, herhangi bir olumsuz durum ya da olumsuz eleştiri amacı gütmeden, “iç denetim” için kullandık. Naçiz betimlememiz konuyu tartışmaya dair bir benzetmedir.  Eğer denetim işletme yönetimine işletmenin etkinliği, personelin yeterliği, faaliyetin verimliliği gibi konularda hizmet sunacaksa iç denetim olarak betimlenen denetim yoluyla finansal raporlama aşamasına değin işlemlerin değerlendirilmesi esas kabul edilir. Eğer denetim işletmenin “dışardan paydaşları” diyebileceğimiz karar alıcılar, kamuoyu ve benzeri taraflara hizmet verecekse, finansal raporlar esas olmak üzere güvenilirlik, doğruluk ve benzeri ölçütlerle yapılan, ancak gereksinim durumunda iç denetimin sonuçlarından ya da iç denetimin kendisinden de yararlanarak yapılan bağımsız denetimden söz edilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğü ile birlikte fazla tartışılan konulardan biri bağımsız denetim alanındaki yetki tartışması olmuştur. Kimler ve hangi yöntemle bağımsız denetim yetkisi alacaktır? Tartışma, bağımsız denetimin hukukta ve bağlı olarak uygulamada kendisine yüklenen işlevle koşut görünmektedir. Bağımsız denetimin bilinen şekliyle, finansal raporlar üzerinden kamuoyunu işletmeler hakkında güvenilir kılan değerlendirmelerinin, bağımlı denetimlerden üstün ya da farklı görülen tarafı, bağımsız denetimi yapan denetçilerin ya da denetim firmalarının, işletmelerin yönetimlerinden etkilenmemeleri, tarafsızca değerlendirme yapacakları kabulüdür. Peki bağımlı denetim işlevini yürüten denetçileri bağımsız denetim yürütenlerden daha az değerli ya da daha az güvenilir görmek mi gerekir? Ya da bağımsız denetime atfedilen bu önem karşısında, işletmelerin iç denetim sistemleri ve denetçilerine gereksinim olmadığı söylenebilir mi?

Kanaatimizce, denetimin bağımlısı bağımsızı yoktur. Belirlenen yöntemler, herhangi bir denetim yöntemini daha iyi ya da daha işlevsel gösteren hukuki düzenlemeler ve tartışmalar, bu tartışmaların dışında duran “diğerlerini” önemsizleştirmeye neden olmaktadır. Bu noktada temel yaklaşımın, denetimin işlevini güçlendirmeye dair olması üzerinde yoğunlaşılmalıdır.  Bağımlı-bağımsız, iç-dış gibi betimlemelerin bugüne değin olduğu gibi işlevler itibariyle yapılması kuşkusuz gereklidir. Ancak denetimin birbirini tamamlaması gereken farklı türlerini birbirine tercih etmek ya da birini diğerinden daha önemli görmek, denetçilerin birbirleriyle olan işbirliğini engelleyecek bir çatışma alanı oluşturur.

“Ne kadar denetim, o kadar az hata” seslenişiyle iyi bir hafta diliyoruz.