TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

3.4.2018

KATMA DEĞER VERGİSİ BÖLGESEL ÖLÇÜTLE UYGULANABİLİR Mİ?

KATMA DEĞER VERGİSİ BÖLGESEL ÖLÇÜTLE UYGULANABİLİR Mİ?

Katma değer vergisi mala ve hizmete göre uygulanır. Genel katma değer vergisi oranı dışında mal ve hizmet grupları açısından farklı oranlar uygulanması, yasanın tanımladığı yetki içeriğine göre, yürütmenin yetkisindedir.

Katma değer vergisi, son tüketenin yüklendiği bir vergidir. Üretimin ya da ticaretin başladığı aşamadan itibaren her el değiştirme aşamasında vergi uygulanmakla birlikte son tüketenin ödediği vergi o tüketenin reel yüküdür. Önceki aşamalarda ödenen ve tahsil edilen katma değer vergileri, teknik olarak birbirinden çıkarılmak suretiyle net bir yük oluşturur ya da oluşturmaz. Ödedikleriniz fazla ise alacaklı, tahsil ettikleriniz fazla ise borçlusunuzdur. Alacaklı ve borçlu konumunuz devletle olan ilişkinizi temsil eder. Katma değer vergisinden dolayı alacağınız varsa bu alacak devlettendir. Borcunuz da yine devletedir.

Katma değer vergisinin basit matematiğini yukardaki şekilde değerlendirdiğinizde herhangi bir mal veya hizmetin son tüketeni dışındaki katma değer vergisi ilişkileri “vergiden alacak”-“ vergiye dair borç” dengesi içinde süreğendir. Tüketenin yükü giderilebilir değildir. Vergiye tabi her mal veya hizmetin son tüketeni, elde ettiği gelirden bağımsız vergi yüklenir. Harcama yapar ve yüklenir.

Bölgesel gelişmişlikler birbirinden farklıdır. Enflasyon bölgesel farklılıklar gösterir. Fiyat değişiklikleri her gelir grubunda aynı etkiyi yaratmadığı gibi bölgesel gelişmişlik ve bölgesel mal-hizmet tercihlerine göre de fiyat değişikliklerinden etkilenme düzeyi farklı olur.

Vergide adalet, eşitlik ilkeleri, vergi oranlarının kişiler ya da gelir grupları itibariyle farklılaştırılmasında oldukça hassas olunmasını gerektirmektedir. Diğer taraftan bu türde farklılık yaratılmaması her durumda adil ve eşitlikçi bir uygulama yapıldığını da göstermez. Özellikle harcama odaklı vergilerde sadece aynı mal veya hizmetten faydalanılması yaklaşımıyla hereksin aynı vergiyi yüklenmesi, bir başka adalet ve eşitlik sorununu da tartışmayı gerektirir. Zorunlu, yaşamsal önemi haiz mal ve hizmet tüketiminin birim faydasının orta ve düşük gelir gruplarında yüksek olduğu kabul edildiğinde, yüksek gelir gruplarıyla birlikte aynı tüketim vergisinin yüklenilmesi de bir adalet sorunu içerebilir.

Gelir grupları itibariyle katma değer vergisi uygulaması oldukça karmaşık bir uygulama alanı oluşturabilir. Ancak bölgesel gelişmişlik, refah göstergeleri esas alınarak aynı mallar ve hizmetler için farklı vergi oranlarının uygulanması, bu konuda da bölgesel gelişmişlik ölçümlerinin geliştirilerek ölçtü haline getirilmesi fiyat değişikliklerinin bölgesel etki farklılıklarının da daha sağlıklı belirlenmesine yarar sağlayabilir. Bu ise bölgesel enflasyon hesaplamaları yoluyla gözden kaçırılabilen bir takım hesaplama hatalarının ya da ortalama değerler uygulanarak ihmal edilebilen refah değişkenlerinin kavranması yoluyla maliye-para politikalarına yön verme doğrultusunda kullanılabilir.