TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

26.3.2014

İlişkili Kişiler Arası Her İşlem Transfer Fiyatlandırmasına Konu Mudur?

 

 

 

Transfer fiyatlandırması, hukukumuza ithal edilen düzenlemelerdendir.  Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı(OECD) tarafından uluslar arası alanda temel kuralları yazılmış bu uygulama yönünden Ülkemizin kılavuzu da büyük ölçüde söz konusu teşkilatın yayımladığı kurallardır.

Transfer fiyatlandırmasının “ne olduğuna” dair yazılı bilgi yeterince vardır.  Ancak kanaatimizce “ne OLMADIĞI” konusunda da bir karar alınması gerekmektedir.

Mükelleflerimizin bildirimleri, düzenledikleri/düzenlettirdikleri raporları uyarınca ilişkili olarak tanımlı kişilerle yapılan 1 kuruşluk işlemden yüksek tutarlı işlemlere değin tüm işlemler bu uygulamaya konu edilmektedir. Tutar ölçütüyle bu uygulamanın doğru olduğuna kuşku yoktur.  Ancak nitelik itibariyle bazı işlemler yönünden transfer fiyatlandırmasının özünü oluşturan emsal bedel belirlemesi yönünden zorluk yaşandığı, bunun da bazı işlemlerin bir alım-satım amacına yönelik olmamalarından kaynaklandığı görülmektedir.  Grup şirketlerine grubun ana şirketi tarafından yapılan gider yansıtmaları bu türde bir örnektir. Ortak fiziki alan kullanımından ya da ortak personel kullanımından kaynaklanan gider yansıtmalarının, parasal tutarın bir ölçü çerçevesinde şirket sayısına göre dağıtılması dışında bir amacı yoktur. Bu nedenle “bu gider eğer dışarıdan alınsaydı hangi birim fiyatla alınırdı?” ya da “bu gider eğer grup dışı bir şirkete yansıtılsaydı ne kadar fiyatla yansıtılırdı/ne kadar kârlılık aranırdı?” gibi sorular işlemin amacını temsil etmemektedir. Vergi Usul Kanunu’nun 3’üncü maddesi uyarınca gerçek mahiyet ölçütü ve iktisadi, teknik icaplara uygunluk, normal ve mutad olma ölçütü uyarınca eleştirilebiliri bir konu tespit edilmediği sürece, söz konusu giderlerin parasal(nominal) tutarlar üzerinden öznel ölçütlerle dağıtılması ya da yansıtılması işleminin, iç ya da dış emsal yaklaşımıyla olması gereken fiyatlandırma tutarı şeklinde bir değerlendirme, transfer fiyatlandırmasının ruhu yönünden hedeflenen amacı karşılamamaktadır. Bir başka örnek, sektörel gereksinimler uyarınca rekabet koşullarının “dayatabildiği” işlemlerdir. Örneğin peynir üreticileri açısından temel girdilerden olan süt konusunda bir üretici temin güçlüğü yaşıyor olsun. Peynir üreticisi açısından mahallinden süt temini, uzak herhangi bir noktadan süt teminine nazaran tercih konusudur. Aynı mahalde üretim faaliyeti bulunan bir ilişkili peynir üreticisinden süt temin edilmek durumunda kalınması, bir piyasa zorunluluğu olarak gündeme gelebilir. Rekabet koşulları gereği ilişkisiz bir peynir üreticisinin hangi fiyattan olursa olsun gereksinim duyan başka bir peynir üreticisine süt satmaktan kaçınması olasıdır. Dolayısıyla süt gereksiniminin ilişkili taraftan temini, “ilişkinin hatırına” olabilecek bir işlemi temsil eder. Amaç daha avantajlı fiyat uygulanmak yoluyla ilişkiyi hazine aleyhine sonuç verecek nitelikte kullanmak olmayabilir; bu tür örneklerde tartışmadan uzak hazine zararlarıyla da karşılaşılmamaktadır.  Sonuç itibariyle “süt eğer ilişkisiz bir taraftan edinilseydi fiyat ne olurdu?” sorusu işlemin niteliğiyle bağdaşık olmamaktadır. Sütün olağan durumda süt üreticilerinden temin edildiği bir piyasada işlem, transfer fiyatlandırması yönünden ele alınmaktan daha çok, yine Vergi Usul Kanunu 3’üncü madde uyarınca “bu nevi bir süt teminini gerektiren üretim gereksinimi oluşmuş mu/ devrevi olarak peynire olan talep bu türde fazladan süt teminini zorunlu kılmış mı?” sorularının yanıt bulması beklenir. Eğer peynir üreticileri arasında bu türde süt alış-verişinin örneklenmesi de güçlük taşıyorsa emsal bedel tespitinde güçlük çekileceği de vakıadır. Yapılan transfer fiyatlandırması bildirimi, işlemin yasa karşısında ilişkili kişiler arasındaki alım-satım olarak görülmesinden dolayı anlamlı ya da anlamsız ölçütlerle yapılan bir bildirim niteliğinde olmakta, mükellef tarafından yapılan fiyatlandırma açısından gerçek bir emsal araştırma dokümanı geliştirilemeyebilmektedir. Daha önemli görülmesi gereken bir konu da, gerçekte gereksinime dayanmayan bir alış-veriş sorgulaması yapılmaksızın yalnızca uygulanan fiyatın emsali yönünden yoğunlaşılan bir araştırmada belki de gerçeğe uygun olmayan ve yalnızca faturalaşmaları temsil eden ilişkinin gözden kaçırılması olasılığıdır. Transfer fiyatlandırmasına dair analiz refleksinin, mevcut durumda, işlemlerin gerçek mahiyetine dair analizin önüne geçebildiği kanaatindeyiz.

Transfer fiyatlandırmasının amacı gözetildiğinde bir kısım işlemler çerçevesinde bu uygulamanın NE OLMADIĞI açıklanmalı, ilişkili kişiler arasındaki bazı işlemlerin transfer fiyatlandırması dışında değerlendirilmesi düşünülmelidir. Aksi durumda bir kısım işlem açısından hem yasanın gerektirdiği asgari düzeyde olması gereken cetvel, hesaplama ve benzeri doküman eksiklikleri oluşmakta hem de emsal bedel tespit yöntemleri hatalı seçilmiş sonucu ortaya çıkabilmektedir. Hatalı görülmeyen yöntem seçimlerinde ise tutarlık, bir test sınavında “attım tuttu” tarzında soru yanıtlamaktan daha nitelikli bir belirlemeyi temsil etmemektedir.