TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

4.12.2014

Dönem Sonu Hatırlatması Niyetine: Vergi Usul Kanunu’na Göre Değerleme ve İşlevi

 

Vergi Usul Kanunu’nun 258’inci maddesinde değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir. Bu tanıma göre değerleme, ilgili verginin matrahını etkileyen iktisadi kıymetlerin takdiri ve tespiti için yapılmakta olup, yüklenilecek (borç olarak ilgiliye düşen) vergiyi etkilemektedir.

Vergi Usul Kanunu değerlemeyi “iktisadi işletmelere dahil kıymetler” ve “servetler” için ayrı hükme bağlamıştır. Kural olarak iktisadi işletmeye dahil kıymetlere dair değerleme daha çok kazanç vergilerinin matrahını etkileyen değerlemeyi temsil ederken, servetleri değerleme kazanç vergileri dışında kalan çeşitli vergilerin matrahını etkileyen değerlemeyi temsil etmektedir. Servetleri değerleme açısından Vergi Usul Kanunu’nun betimlemesi “bir vergiye matrah olan servet unsuru” şeklinde olup, servet unsuru üzerinden alınacak tüm vergiler yönünden söz konusu değerleme hükümleri esas olacaktır.

Yılın son ayında bulunduğumuz bu günlerde değerleme hataları nedeniyle oluşabilecek vergi zıyaı yönünden dikkatli olmak gerektiğini hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Değerleme, Vergi Usul Kanunu’nun 261’inci maddesinde sayılarak gösterilmiş ölçülerle yapılır. Bu ölçüler iktisadi işletmeye dahil kıymetler ve servetler yönünden esas alınacak ölçülerdir. Maddede değerleme ölçüleri maliyet bedeli, borsa rayici, tasarruf değeri, mukayyet değer, itibari değer, vergi değeri, rayiç bedel, emsal bedeli ve ücreti olarak sayılmıştır. Bu ölçülerin neyi ifade ettiği de Kanun’un 262, 263, 264, 265, 266, Mükerrer 266, 267’inci maddelerinde tanımlanmıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun iktisadi işletmeye dahil kıymetleri değerleme bölümünde kıymetler itibariyle değerlemenin hangi ölçüyle yapılacağı gösterilmiştir. Benzer şekilde servetleri değerleme bölümünde de servet unsuru olarak değerlendirilen kıymetlerin değerleme ölçüleri gösterilmiştir. Değerleme ölçülerinin kanunda gösterildiğinden farklı uygulanması, verginin matrahı ve hesaplanacak/ödenecek tutarını etkileyeceğinden vergi zıyaına neden olunması mümkündür.

Basit bir matematik işlem olarak görülen değerleme, gerek iktisadi kıymetin hangi türde bir kıymet olduğunun değerlendirilmesinde karşılaşılabilen yorum farklılıkları, gerekse değerleme ölçülerinin bir kısmının uygulanması sırasında yapılabilen hatalar yoluyla istenmeyen vergi zıyaı durumlarının oluşumuna neden olabilmektedir. Bu nedenle özellikle iktisadi işletmeye dahil kıymetlerin işletmeye alındıkları/aktifleştirildikleri tarihten itibaren muhasebe yoluyla kayıtlara alınışları, dönemsel olarak ortaya çıkan ekleme veya çıkarmaların doğru yöntemlerle muhasebeleştirilmesi gibi konularda titiz olunmasında yarar bulunmaktadır. Herhangi bir vergilendirme döneminde yapılan değerleme hatalarının bir çok vergilendirme dönemine etki eden sonuçlarının olabileceği değerlendirilmelidir. Özellikle birikimli hataların olduğu değerleme hatalarının birden çok vergilendirme dönemi için önemli vergi zıyaı belirlemelerine muhatap bırakabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çerçevede iktisadi kıymetlerin değerleme işlemleri sırasında, ilk işlem gördükleri vergilendirme ya da hesap döneminden itibaren ne tür işlemlere konu edildiklerinin, her hesap dönemi sonunda beyanname verme süresinin başlangıcına değin geçmişteki her bir vergilendirme dönemi itibariyle gözden geçirilmesinde yarar olduğu değerlendirilmelidir.