TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

26.6.2013

Yeni Gelir Vergisi Tasarısı ve Değer Artış Kazançlarının Vergilendirilmesi

 

Bilindiği gibi, gelir ve kurumlar vergilerini tek bir kanunda toplayan ve özellikle gelir vergisinde değişiklikleri içeren  ve 1.1.2014 tarihinden  itibaren uygulanması öngörülen vergi tasarısı Bakanlar Kurulunca kabul edilerek Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. Bugünlerde, basında konunun hak ettiği şekilde , önerilen değişiklikler konusunda geniş ölçüde açıklamalara yer verildiği görülmektedir. Tasarı gelir vergisinde gerçek kişilerin kazanç ve iratlarının vergilendirilmesinde ve vergi yüklerinde bir çok önemli  değişiklikler getirecek olmasına rağmen;  (sürekli vergi mükellefiyeti olmayanları da kapsayan) daha geniş bir kitleyi etkileyecek olması ve bugünkü uygulamaya göre çok farklı bir vergilendirme önermesi nedeniyle, gerçek kişilerin özel servetlerine dahil varlıklarının satışından elde edecekleri değer artış kazançlarının vergilendirilmesi, kamu oyunda haklı olarak daha yaygın bir merak ve hassasiyete yol açtığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, öncelikle gerçek kişilerin elde edeceği değer artış kazançlarının vergilendirilmesi konusunda açıklamalarda bulunmayı, vergi mükelleflerinin kişisel varlıkları (ticari olmayan özel servetleri) üzerinde bugünlerde alacakları yatırım ve satış kararlarında gereksinim duyabilecekleri düşüncesiyle, yararlı görüyoruz( Tasarı, gayri menkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan değer artış  kazancının  vergilendirilmesinde,bilanço usulüne göre defter tutan kurum ve gerçek kişiler için de benzer bir düzenleme getirmektete, ileride değineceğimiz gibi, kanunun yayınlandığı tarihte kurumlar vergisi mükelleflerince elde tutulma süresi iki yılı aşan gayri menkul ve iştirakler için , geçici madde ile, halen yürürlükte olan hükümlerin uygulanacağını belirttiğinden, kurumlar bu değişikliklerden daha geç  etkileneceklerdir.)  

Değer artış kazancı; 

Kanunda sayılan  özel servete dahil varlıkların, elden çıkarılmasında, elde edilen bedelle maliyet bedeli arasındaki olumlu farktır. Özel servete dahil her türlü varlığın  değil sadece gelir vergisi kanununda sayılan varlıkların elden çıkarılmasından[1] elde edilen kazanç vergiye tabidir. Aşağıdaki tabloda, sadece  tasarının içerdiği değişiklikler , bugünkü mevzuatla karşılaştırmalı olarak (kalın harflerle) belirtilmeye çalışılmış, değişiklik önerilmeyen hükümlere yer verilmemiştir.  

Yürürlükteki hükümlere göre vergilendirilen              Tasarıya göre vergilendirilecek

               Özel servete dahil varlıklar                                      Özel servete dahil varlıklar  

-İvaz karşılığı sahip olunan [2]hisse senetleri ( Türkiye de yerleşik anonim şirketlere ait  olup en az iki (İstanbul Borsasında işlem gören hisse senetleri için bir ) yıldan  fazla elde tutulmuş olanlar hariç),

-İvaz karşılığı  sahip olunan menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları,  (İstanbul Borsasında işlem gören ve tam mükellef kurumlara ait olup en az bir tam yıl elde tutulmuş olanlar hariç)

İvaz karşılığı sahip olunan gayri menkuller Arsa, arazi ya da binalar) ve maden suları, kaynak suları, madenler, taş ocakları,kum ve çakıl üretim yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların tamamlayıcı ve ekleri ( (En az 5 yıl elde tutulanlar hariç)

İvaz karşılığı  sahip olunan  gayri menkuller (Arsa, arazi ya da binalar) ve maden suları, kaynak suları, madenler, taş ocakları,kum ve çakıl üretim yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların tamamlayıcı ve ekleri.

 

                                   -

Elektronik ortam veya alan adları

Motorlu yükleme boşaltma araçları

Motorlu yükleme ve boşaltma araçları ile motorlu taşıtların hat, plaka veya işletme hakları, 

 

-Yeni olarak;  motorlu taşıtların hat, plaka veya işletme hakları, elektronik ortam ya da alan adları ilk defa vergilendirilmektedir.  

Değer artış kazancı şu şekilde hesaplanacaktır:

Safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve parayla temsil edilebilen her türlü menfaatlerin toplamından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine, VUK hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, esas alınacaktır (Elden çıkarılan varlığın menkul kıymet olması halinde, itibari değer maliyet bedeli olarak kabul edilecektir) .

Enflasyon düzeltmesi:

Yürürlükteki mevzuata göre, maliyet bedelleri Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında(artış %10 dan fazla olmak kaydı ile)  artırılarak dikkate alınmaktadır.Tasarı da ise, maliyet artırımı, üretici fiyat indeksi dikkate alınarak, (%10 gibi)  bir eşik değer dikkate alınmadan   yapılabilecektir.

Değer artış kazançlarında istisna:

-İkamet amacıyla satın alınan ve fiilen ikamet edilen tek konutun satışından elde edilen kazançlar,

-Tam mükellef kurumlara ait olup ,İstanbul Borsasında işlem gören ve bir yıldan fazla elde tutulan pay senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar,

-( İkamet amacıyla satın alınan ve fiilen ikamet edilen tek konut dışındaki) Gayri menkullerin[3], tam mükellef kurumlara ait (İstanbul Borsasında işlem gören ve bir yıldan fazla elde tutulan hisse senetleri dışındaki) ortaklık hakları veya hisselerinin  , voli mahallerinin, taşınmaz olarak tescil edilen haklar, gemi ve gemi payları,  elden çıkarılmasından elde edilen kazançların[4];

    a) İki tam yıldan fazla elde tutulanlardan elde edilen gelirin: %40’ı,

   b) Üç tam yıldan fazla elde tutulanlardan elde edilen gelirlerin: %50’si,

   c) Dört tam yıldan fazla elde tutulanlardan elde edilen gelirlerin: %60’si,

   d) Beş  tam yıldan fazla elde tutulanlardan elde edilen gelirlerin: %75’si, 

vergiden istisna olacaktır[5].

-Bu istisnalara ilave olarak ve tüm değer artış kazançlarını kapsayan  (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından elde edilen gelirlere uygulanmamak üzere)  tarifenin birinci dilimindeki tutar)10.700.-TL (Yürürlükteki mevzuatta bu indirim (2013 için)  9.400.-TL olarak ve sadece özel servete dahil varlıklar için uygulanmakta idi).

Yürürlükteki ve tasarıdaki hükümlere göre vergi yükünün karşılaştırılması

Şimdiki mevzuat ve tasarının yasalaşması halinde yıllar itibarıyla vergi yükündeki değişiklikleri karşılaştırabilmek  amacıyla  bir örnek vermek gerekirse:

Konut olarak kullandığımızın dışında bir daireyi, 30 .05.2013 tarihinde  300.000.-TL ye  satın aldığımızı ve daha sonra çeşitli süreler elimizde tuttuktan sonra sattığımızı , dairenin piyasa değerinin her yıl %20 arttığını  , üretici fiyat indeksinde (ve toptan eşya fiyat indeksinde)  her yılı için %10 artış olduğunu ve satıcı mükellefin vergi diliminin diğer gelirlerinden dolayı zaten %35’e ulaştığını farz edelim . Bu varsayımlar altında yürürlükteki ve tasarının yasalaşmasından sonra vergi yükünün ne olduğunu hesaplayıp karşılaştıralım:

Vergiyi doğuran olay        tarihi

 (alım tarihi 30.05.2013)

(1)

Satış bedeli -Maliyet bedeli=

Kazanç

  TL

(2)

 

 

  

(2)

Şimdiki vergi

Yükü

 

(3)

Tasarıya göre

Vergi yükü[6]

 

(4)

Fark

(2-3)

Hisse

senedi

Diğer

Hisse senedi

 

 

Diğer

 

 

Hisse

senedi

Diğer

Bir tam yıl sonra satış (1.06.2014)

360.000-

330.000=30.000

 

10.500

6.881

10.500

 

6.380

 

 

 

 

-

+ 501

 

İki tam yıl sonra satış (1.06.2015)

363.000-

432.000=69.000

 

-

20.169

14.490

 

9.959

 

 

 

-14.490

 

+10.210

 

Üç tam yıl sonra satış (1.06.2016)

399.000-

518.000=119.000

 

-

37.271

20.820

 

15.840

 

-20.820

 

+21.431

 

Dört tam yıl sonra satış (1.06.2017)

439.230-

622.000=183.000

 

-

59.233

25.620.-

20.137

 

 

-25.620

 

+39.096

 

Beş tam yıl sonra satış (1.06.2018)

483.000-

746.000=263.000

 

  -

 

23.000

16.981

 

 

-23.000

 

 

-16.981  

 

 

Tablodan da, anlaşılacağı üzere satış kararı verilirken dikkate alınması gereken hususlar özetle şöyledir:

-İlk iki yıl içinde yapılacak satışlarda şimdiki mevzuatla tasarı arasında vergi yükü açısından önemli bir fark yoktur.( Sadece toptan eşya fiyat indeksi ile üretici fiyat indeksi ve mükerrer 80 inci maddedeki istisna rakamı şu anda 9.400.-TL  ile tarifenin ilk dilimini oluşturan rakam (şu anda 10.700.-TL) arasındaki   farkın (şu anda 1.300.- TL) vergisi  kadar bir fark (şu anda 455.-TL) söz konusu olabilir.) 

-İki tam yıldan sonra beşinci yılın tamamlanmasına kadar yapılacak satışlarda, gayri menkuller için; bugünkü mevzuata göre ödenecek vergi dikkate alındığında , önerilen mevzuata göre vergi yükü çok daha azdır. Dolayısıyla, önerilen değişiklik, iki yılla beş yıl arasında yapılacak satışları  daha teşvik edicidir. Hisse senetleri için ise, iki yıldan sonra satılan hisse senetleri de vergilendirildiğinden, daha fazla indirimden yararlanmak için beş yılın tamamlanması beklenecektir. 

-Beş yıldan sonra (hisse senetleri için iki yıldan sonra, ) yapılacak  satışlarda ise, bugünkü mevzuata göre vergi yokken, tasarı ile vergilendirilmektedir. Diğer taraftan, istisnadan yararlanmak için hisse senedi ya da ilmuhaber çıkarılıp çıkarılmamasının bir önemi kalmayacaktır. 

-Anonim şirket payları ile limited şirket paylarının satışlarında ortaya çıkan ve  ikincilerin aleyhine olan vergi yükü farkı ortadan kalkmaktadır. Bunun , iş kurulumlarında yasal form olarak  limited şirket tercihini arttırması beklenir.

-Tasarı, özellikle motorlu taşıtların plaka ve hat satışlarına ilk defa ve (sadece maliyet düzeltmesi ve 10.700.-TL lik istisnaya olanak verdiği için) ciddi bir vergi yükü getirmektedir. Bu vergilendirme, söz konusu  varlıklara yatırım yapılması çekiciliğini azaltacaktır.  

-İşletmenin devrinde, ortaklık payının mı yoksa varlıkların satışının mı vergilendirme açısından  tartışmasında, eskisi kadar olmasa da hala ortaklık payının satışındaki avantaj sürmektedir.

Tasarının yürürlüğe girmesinden önce iktisap edilmiş mal ve haklar:

Tasarının bu haliyle  yasalaşması  halinde, yürürlük tarihinden önce satın alınmış  mal ve haklar için de bu yasa hükmünün uygulanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Aksi halde, Geçici 1(6) ıncı maddedeki, ‘’…bu kanunun yayımı tarihi itibarıyla iki yıl süreyle elde bulundurulmuş olanların, kanunun yayımı tarihinden sonra elden çıkarılmasında anılan fıkranın (a) bendinde yazılı istisna oranları %75 olarak uygulanır.’’ Hükmüne gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki, 1.1.2007 tarihinde mükerrer 80 inci maddedeki, dört yıllık süreyi beş yıla çıkaran değişikliğin, 1.1.2007 den önce alınmış mal ve haklar için dört yıl olarak uygulanacağına ilişkin bir geçici madde konulmuş, ancak; bu tasarıda böyle bir geçici madde de bulunmamaktadır. Dileğimiz, buna benzer bir geçici hükmün, kazanılmış hakların korunması ve mali politikaların güvenirliği açısından tasarının Mecliste görüşülmesi sırasında Kanuna eklenmesidir.

Yukarıdaki açıklamalar, şu andaki tasarı hükümleri dikkate alınarak yapılmıştır. Bu günlerde  yatırım ve satış kararları alınırken , Tasarıda, Mecliste yasalaşana kadar, değişiklikler olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Uygulamadaki  başarının  ise, kayıt ve beyan  dışı ödemelerin izlenmesindeki etkinliğe  bağlı olacağı şüphesizdir.



[1] Elden çıkarılma, ‘’…yukarıda yazılı mal ve hakların her ne suretle olursa olsun satılmasını, bir bedel karşılığında devir ve temlikini, trampa edilmesini,takasını, kamulaştırılmasını, devletleştirilmesini ve ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.’’  Tasarı mad: 45(2) ( Benzer hüküm, yürürlükteki GVK’ nun  Mükerrer 80 inci maddesinde de yer almaktadır).

[2] Veraset ya da bağış yoluyla elde edilenler hariç.

 

[3] Kaynak ve maden suları, madenler, taş ocakları,kum ve çakıl üretim yerleri,tuzlalar, tuğla ve kiremit harmanları ile bunların bütünleyici parçaları ve eklentileri

[4] Bu istisnadan, taşınmaz olarak tescil edilen haklar dışındaki haklar, motorlu taşıtların plaka, hat veya işletme hakları, elektronik ortam veya alan adlarının  elden çıkarılmasından doğan kazançlar  yararlanamayacaktır.

[5] Tam mükelleflere ait  pay senetlerinin halka arz suretiyle elden çıkarılmasında ; istisna oranı sırası ile, %60,%70;%80 ve %90 olarak uygulanacaktır.

[6] Tasarıya göre verginin hesabında, her yıl için   49(b) maddesi hükmünde  belirlenen ve %40-%75 arası indirimler ve tarifenin birinci gelir diliminde yer alan tutar (2013 için 10.700.-TL) karşılık gelen indirim, her yıl enflasyon oranında arttırılarak dikkate alınmış ve rakamlar yuvarlanmıştır.  

YORUMLAR

  • Merhaba, Şuan oturmakta olduğum tek dairemi satıp oturmak üzere başka bir daire almak istiyorum. Ancak 4.5 yıllık bir süre önce almıştım bu evi. Okuduğum kadarıyla mevcut gelir vergisi kanununda 5 yılı doldurmadan satmak değer artış kazancına giriyordu. Yeni vergi kanunu tasarısında (01.01.2014 yürürlüğe gireceği söylenen) ise bunun tek evini satan için istisna olacağı söyleniyordu. Merak ettiğim bu kanun yasalaştı mı? Şimdi 6 ay beklemeden evimi satsam istisna kapsamına girer miyim? Yoksa hala 5 yılı doldurma zorunluluğu yürürlükte midir?

    Ziyaretçi

Daha Fazla