TARİH ARALIĞI

Başlangıç Tarihi
Seç
Bitiş Tarihi
Seç

ARANACAK KRİTER

Kriter Seçin
Makale Başlığında

ARANACAK KELİME

Örnek “vergi mevzuatı”

29.4.2016

Panama Belgeleri ve Vergilendirme

1977'de biri Alman diğeri İsviçreli iki avukat tarafından kurulan ve halen 40 ülkede 500 elemanıyla faaliyet gösteren Panama’da yerleşik, hukuk firması Mossack Fonseca’nın Panama ve British Virgine İsland gibi vergi cennetlerinde emanetciler adına kurduğu göztermelik şirketleri ve aracılık ettikleri diğer yatırım alternatiflerini kullanan müşterilerine ait gizli 11,5 milyon belgenin ortaya çıkması(nasıl ulaşıldığı ve kaynağı da gizli) , vergi cennetleri ve bunlar için aracılık eden finans ve danışmanlık firmaları aleyhindeki tartışmayı yeniden alevlendirmiştir. Öyle ki; içlerinde daha önce lehlerine çalışan uluslar arası ticareti kolaylaştırmak için hoşgörüyle karşıladıkları, ancak son yıllarda bütçe açıkları nedeniyle, matrahın aşındırılması ve karların aktarılmasındaki rolleri nedeniyle vergi cennetlerini zararlı bulan ülkelerin de olduğu, G8 ve G20 ülkeleri, vergi cennetlerine karşı BEPS (Bir önceki yazımızın konusuydu) adı altında   OECD  vasıtasıyla yaptıkları çalışma ve önerilen tedbirlerin ne kadar yerinde olduğu konusunda haklı çıkmışlardır. 13 Nisan 2016 Çarşamba günü Paris’te OECD merkezinde toplanan 40 ülke yetkilisi, bu belgeler konusunda ortak hareket etme, işbirliği ve bilgi değişimi kararı almışlardır.

Firma yetkililerinin ifadesinden ve sızdırılan belgelerden, bankalar gibi finans kuruluşları ve bir takim yatırım danışmanlarının önerisi ve vasıtasıyla, Mossack Fonseca gibi firmalarla temas eden, “gizlilik ve güvenlik” isteyen yatırımcılar genellikle şu gibi amaçlarla yurt dışında bu ve benzeri gizli yatırım alternatifleri arıyorlar:

-Vergiden (Gelir ya da Veraset ve İntikal Vergisi) kaçınmak,                                                      

-Kara paranın aklanması,

-Varlıklarına (alacaklılarca, eşce ya da herhangi bir otorite tarafından)  el konulmasına karşı,

-Ambargoya karşı faaliyetlerin gizlenmesi,        

Bu amaçlar dışında, demokratik ülkelerde vatandaşların kambiyo, vergi ve karaparanın aklanması mevzuatlarına uygun yollardan ve kendi adlarına yurt dışına (vergi cennetleri dahil) yatırım yapmasında ya da yurt dışı hesap açmasında, herhangi bir sorun olamaz.

Diğer mevzuatları konumuzun dışında tutarak vergilendirme açısından, bir Türk vatandaşının (vergi hukuku açısından Türkiye’de yerleşik bir gerçek kişinin demek daha doğru olurdu) bu adı geçen belgelerden Panama’da (ya da başka bir vergi cennetinde) gizli hesabı ya da yatırımı olduğu ortaya çıkarsa sonucun ne olacağını tartışmak istiyoruz. Belki böylece, yürürlükteki vergi mevzuatının böyle bir işlemi önleyici mi teşvik edici mi olduğuna karar verebiliriz. Vergilendirme lisanıyla, saklanan bir servet kaleminden bahsediyoruz ve tartışmamız gereken, yurt içinde yurt dışında, bir gizli servet unsurunun ortaya çıkması halinde, bunun yürürlükteki vergi mevzuatı açısıdan sonucu ne olur. Ne yazık ki, şu anda mevzuatımızda, ‘’servet incelemesi ‘’  ya da halk diliyle, ‘’nerden buldun’’ müessesesi bulunmamaktadır. Bilindiği gibi bu müessese 1961 tarihinde Türk mevzuatına girmiş uzun süre uygulanmış ancak, 27 Nisan 1984 tarihinde 2994 sayılı kanunla kaldırılmıştır. Yeniden, 1998 yılında 4369 sayılı kanunla değişik ( mali milad olarak bilinen) şekilde (ve ertelemelerle) 1 Ocak 2003 tarihinden  itibaren uygulanmak üzere yeniden konulmuş, ancak; 19 Aralık 2002 tarihinde 4873 sayılı kanunla,daha  hiç uygulanmadan  tamamen kaldırılmıştır. Bu durumda, genel hükümlere göre vergi tarhiyatı yapılabilir mi? Bizim şahsi görüşümüze göre, ortaya çıkan servetle, gelir vergisinin ya da Veraset ve İntikal Vergisinin konusuna giren bir vergiyi doğuran olayla doğrudan ilgisi (tabii zaman aşımı süresi içersinde) başka delillerle kanıtlanırsa, tarhiyat yapmak mümkündür. Tabii, bu haberin ortaya çıkmasıyla, adı geçen kişi hakkında vergi incelemesi başlatılması kaçınılmazdır.Ancak, bir vergiyi doğuran olayla irtibatını sağlamak ve kanıtlamak  herhalde çok zordur. Bazı yazarlar, VUK’nun 3. maddesindeki vergiyi doğuran olay ve muamelelerin gerçek mahiyeti esastır;delil serbestliği; iktisadi ve ticari uymayan ve normal ve  mutad olmayan bir durumu iddia edenin bunu kanıtlaması gerektiği gibi hükümlerle, servet  incelemesi yapılabileceği görüşünde olmalarına rağmen, bugüne kadar böyle bir inceleme yapıldığı yolunda bir duyumumuz olmamıştır. Bazı yazarlar ise, benim de paylaştığım şu görüştedirler; servet incelemesiyle ilgili hükümleri kaldıran yasa koyucunun amacı, servet incelemesinin yapılmasını önlemektir. Buna rağmen yapılan  bir inceleme sonucunda yapılacak tarhiyat fazla zorlama olacaktır.  

Ancak; ortaya çıkan bu bilgiler, kişinin zaman aşımı süresince ortaya çıkan varlık üzerinden elde ettiği ve Türkiye’de vergiye tabi olan faiz, temettü ya da benzeri gelirlerinin vergilendirilmesinde kullanılabilir. Burada sorun, vergi çenneti statüsünde olan bu ülkelerle vergi anlaşması olmadığı için bu gelirlerle ilgili bilgileri resmen istemek mümkün değildir(kendiliklerinden verirlerse sürpriz olur); buna karşılık, internetten yasal olmayan  yollardan elde edilen (kimin vasıtasıyla  ve nasıll elde edildiği belli olmayan) bu elektronik bilgilerin yargıda geçerli delil olarak kabul edileceği fevkalade şüphelidir.  

Durum böyle olunca, vergi mevzuatında bu vergilendirmeye izin verecek değişiklikleri yapmak da tek başına bu sorunu çözmemektedir. Buna karşılık; adı vergi cennetine çıkan ülkelerin biran önce Bakanlar Kurulunca (KVK md:30/7) belirlenip ilan edilmesiyle  buralara  yapılan ödemelerin vergi kesintisine tabi tutulmasını mümkün kılmak(ki bu ülkelere doğrudan kaynak aktarılmasını zorlaştıracaktır);  bu ülkelerin şeffaflık ve bilgi değişimi ilkelerine uymaları için G20 ülkeleriyle birlikte OECD tarafından önerilen  diğer zorlayıcı tedbirleri bir an önce uygulamaya koymak, daha akılcı görülmektedir.

Not: Mossack Fonseca hukuk firması ve Panama Belgeleriyle ilgili bilgiler, İngiliz "The Guardian" gazatesinin internet sitesinden derlenmiştir.